SİYASET AKADEMİSİ 12-13 KASIM 2016 KARLSRUHE

Akademi_Karlsruhe yeni
12-13 Kasım 2016 tarihlerinde Türkiye’de Darbeler Tarihi, Anayasa Yapım Süreçleri ve Başkanlık Sistemi konulu, birbirinden seçkin konuşmacıların katıldığı UETD Siyaset Akademisi’nin beşinci programı Karlsruhe’de gerçekleşti.

Konuşmacılar T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı eski Müsteşarı Sayın Prof. Dr. A. Haluk Dursun, 23. Dönem Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı, TBMM 25. Başkanı, Ankara Milletvekili Sayın Cemil Çiçek, Bursa Milletveili, AK Parti Genel Sekreter Yardımcısı Sayın Av. Zekeriya Birkan, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Bakan Yardımcısı Sayın Dr. Hüseyin Yayman ve Anayasa Komisyonu Başkanı Sayın Prof. Dr. Mustafa Şentop’a katılımlarından dolayı teşekkür ediyoruz.

 

Türkiye’de Darbeler Tarihi, Anayasal Yapım Süreçleri ve Başkanlık Sistemi

Devlet yönetimi bakımından Türkiye uzun bir tarihe ve önemli bir birikime sahip. Osmanlı İmparatorluğu’nun ıslahat fermanlanndan günümüz Türkiyesine, devleti ve toplumu reform etme çalışmaları zaman zaman kesintiye uğrasa da devam etmiştir.

Osmanlı Devleti’nin farklı dönemlerinde bir çok ayaklanma ve isyan yaşanmıştır. Mevcut idareye yönelik gayri nizami usullerle müdahale geleneği geçmişten günümüze devam etmiştir. 1324 yılında kurulan Yeniçeri Ocağı’nın girişimleri ile padişahların tahtan indirilmesi, devlet adamlarının öldürülmesi gibi faaliyetler gerçekleşmiştir. Yeniçerilerin son ayaklanma girişimleri 1826 yılında Ocaklarının söndürülmesi, kendilerinin de imhasıyla sonuçlanmıştır. Osmanlı Devleti’ndeki son, modern dönemin ilk askeri darbesi Ittihat ve Terakki Cemiyeti’nin önde gelen isimleri Enver ve Talat Paşa tarafından 28 Ocak 1913’de gerçekleştirilen Bab-ı Ali Baskınıdır. Dönemin hükümeti istifa ettirilerek İttihat ve Terakki’nin destekleyeceği bir hükümet kurdurulmuştur. Bab-1 Ali darbesi neticesinde İttihatçılar fiilen yeniden iktidara gelmiştir.

Osmanlı İmparatorluğu’nda reform hareketleri 1789 yılından sonra başlamış, 1800’lü yıllarda ivme kazanmıştır. Gelenekçi yaklaşımlar bir tarafa bırakılarak `Batılılaşma’ adı altında köklü bir yeni devlet ve toplum düzeni anlayışı yerleşmeye başlamıştır. Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemindeki reform hareketleri Türkiye Cumhuriyeti’nin zeminini hazırlamıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nde 1923’den bu yana örtülü veya açık biçimde ‘devlet düzeni’ tartışmaları devam etmiş, siyasal erki ve ülkenin entelijansiyasını meşgul etmiştir. Dönemin siyasal doktrini olan liberalizmin Osmanlı Devletine yansıması 1838 Ticaret Anlaşması ile gerçekleşmiştir. 1839 yılında gerçekleştirilen Tanzimat Fermanı ile ekonomik liberalleşmenin hukuksal ve bürokratik zemin oluşturulmuştur. 1856 yılında ilan edilen Islahat Fermanı ile Osmanlı Devletinde köklü bir yeniden yapılanma ve düzenleme dönemi başlatılmıştır. Birinci (1876) ve İkinci Meşrutiyet (1908) dönemi ile devam eden `Batılılaşma’ yani modernleşme ve reform süreci Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasına zemin hazırlamıştır.

İkinci Dünya Savaşı sonrasında dünyada oluşan yeni düzenden Türkiye’de etkilenmiştir. 1950’lerde Demokrat Parti’nin iktidara gelişi ve tek partili dönemden çok partili sisteme geçişle birlikte yeni bir dönem başlamıştır. Türkiye’deki reform süreçlerinin dünyanın ve Türkiye’nin içerisine girdiği iktisadi ve idari krizlerle aynı döneme denk düşmesi dikkat çekicidir. Türkiye’nin modern dünyaya ayak uydurması, ekonomik ve siyasal eelismislik düzeyini ilerletebilmesi merkeziyetçi yapının zaman içerisinde kendini yeniden tanımlaması ve dönüştürmesi ile gerçekleşmiştir. Devletlerin kendi yönetim sistemlerini çağın gereklerine uydurma amacıyla dönüştürmesi gelişmiş devletler için önemli bir yer tutmaktadır. Cumhuriyetin ilanından bu güne kadar yüzyıla yakın bir zaman geçmesine rağmen, sayısız reform süreçlerine ve değişikliklere rağmen Türkiye’de devlet düzeninde, devlet-vatandaş ilişkilerinde, eğitim sisteminde, vatandaşın sosyal hayatında yaşadığı sorunlarda temelden çözüm bulunamamış, tüm reformlar ve kazanımlar askeri darbeler ve darbe girişimleri ile birlikte olumsuz etkilenmiştir. Askeri darbe süreçleri siyasal hayatla birlikte sivil toplumun refahını ve ülkenin gelecek umudunu derinden sarsmıştır. AK Parti iktidarı döneminde yapılan köklü reformlar ve Anayasa değişikliklerine rağmen mevcut sistem on yılda bir darbelerin olduğu, toplumsal ve ekonomik krizlerin oluşumuna zemin hazırlayan bir sistemdir. Çok kısa süre önce şahit olunan 15 Temmuz darbe girişimi asker-siyaset, vatandaş-devlet, din-devlet ve birey-toplum ilişkilerinin yeniden tanımlama zaruretini doğurmuştur. Türkiye’nin neredeyse ikiyüz yıldır devam eden modernleşme ve reform süreçlerinin günümüz şartlarında ihtiyaçları karşılamadığı aşikar. 2011 yılından bu yana devam eden ancak 15 Temmuz darbe girişiminden sonra farklı bir boyut kazanan ‘Başkanlık Sistemi’ tartışmalarını daha iyi anlamak adına hazırlanan akademi programı tarihten bugüne ‘devlet reformu’ tartışmalarına ışık tutacaktır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceğini bu denli etkileyen bu meselenin UETD Siyaset Akademisi bünyesinde ele alınması ön görülmüş, Avrupalı genç akademisyenlerin bu konu ile ilgili düzeyli bir çalışma bünyesinde bilinçlendirilmeleri hedefi enmiştir.

Üst Başlığı ‘Türkiye’de Darbeler Tarihi, Anayasal Yapım Süreçleri ve Başkanlık Sistemi’ olarak belirlenen seminer dizisinde konu ile ilgili hem tarihsel arka planın hem de günümüzdeki gelişmelerin yorumlanması amaçlanmıştır. Bu program ile; Türkiye’nin darbeler tarihini, çağın ihtiyaç ve gereksinimlerine ayak uydurabilme adına yürütülen demokratikleşme ve reform süreçlerini, yeni Anayasa yapım sürecini, Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana devam eden ancak 15 Temmuz darbe girişimi sonucunda Türkiye’de kaçınılmaz olan devlet reformu ve Başkanlık Sistemi ile ilgili çalışmalara bir platform oluşturulmuştur.