UETD Women – Biz Kimiz

UETD Women 16 farklı ülkede 144 şubesi ile temsil edilmektedir. Kurumsal çalışmasının temeli, farklılıklara saygı ve karşılıklı anlayış içerir. Dolayısıyla, UETD Women, Avrupa’daki farklı kadın dernekleri ile toplumsal barış için birlikte çalışmayı savunurken toplumdaki ön yargı düşüncelerini çözmek için Avrupa Kadınlarının çıkarlarını gözeten bir organizasyon olmayı hedefler. UETD Women, Avrupa ile Türkiye arasında bir köprü olduğunu önemser ve Avrupa-Türk ortaklığına değer verir.

Vizyonumuz

1. UETD Women kadınların sosyal, siyasal ve kültürel gelişimini sağlayarak, onların toplumda etkin ve aktif görevler üstlenmelerini hedefler ve bu hususlarda din, dil, ırk ve cinsiyet ayrımı gözetmeksizin, bütün ülkelerde varlık gösteren diğer kadın dernekleri ile işbirliği içinde çalışmaya önem verir.
2. UETD Women yaşadıkları ülkelerde göçmen kökenli ve yaşadıkları ülke vatandaşları kadınlarımızın mevcut problemlerini tespit ederek onları demokratik hakları konusunda bilinçlendirmek, adalet ve hukukun üstünlüğü ilkesi çerçevesinde siyasi, hukuki ve sosyal varlıklarını geliştirecek teorik ve pratik çözümler üretmeyi hedefler.
3. UETD Women Avrupa`da yaşayan çocuklarımızın anadil eğitimine destek vermek ve onların eğitim seviyesini yükseltecek nitelikli faaliyetler yürütmeyi, bu hususta çocukların yaşadığı ülkenin mercileri ile de işbirliği ve istişare içerisinde olmayı önemser
4. UETD Women sosyal ve kültürel manada etkin olduğu alanlarda çalışmalarını desteklediği araçlar şunlardır:
– Özel gün ve haftalarda etkinlikler düzenlemek
– Egitime yönelik Seminer, Panel ve Konferanslar
– Uluslararsı kadın Zirveleri
– Yardım Kampanyaları

UETD Women`ın vizyonu Avrupa`lı Türk kadınlarının yaşadıkları ülkelerde diyalog ve istişare kanallarını kullanarak birlikte etkin bir şekilde İslamophobiye ve Irkcılığa karşı çalışmalar yapmaktır.

Bremen Bölge Kadın Kolları Toplantısı

GM Kadın Kolları Başkanı Ayşe Aşut Bremen Bölge Kadın Kolları ile bir araya geldi. Toplantıda bölge çalışmaları değerlendirilerek, istişareler yapıldı.
Teşkilat içi eğitiminde gerçekleştiği toplantıda, Türkiye’deki 24 Haziran seçimlerine yönelik yapılacak “seçime katılıma teşvik” amaçlı çalışmalar belirlendi.

 

İngiltere Bölge Kadın Kolları Kampı

İngiltere Bölgesinin 13.14.15/04/2018 tarihlerinde düzenlemis olduğu “Tanışma ve Eğitim Kampı“ değerli bayanlar ve çocukların katılımı ile çok anlamlı ve verimli geçti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Ayşe Aşut kampa katılarak, teşkilat içi eğitimin yanısıra STK’ların önemi konusunda konuşma gerçekleştirdi. Kamp’ta ayrıca uzman konuşmacılar eşliğinde farklı konularda da seminerler verildi. Business Trainer Narjice Başaran hayatımızın her dönemine ışık tutacak, farkındalık ve proje yönetimi konuları hakkında bilgi verdi. Çocuklarla kültürel konularda yapılan etkinlikler kampa renk kattı.

 

AK Parti Rize İl Kadın Kollarını Ziyaret

GM Kadın Kolları Başkanı Ayşe Aşut, AK Parti Rize İl Kadın Kolları Başkanlığına ikinci dönem tekrar seçilen Sayın Sema Yağcıtekin Hanım’a hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. Ziyarette, Kadın Kolları çalışmaları hakkında istişarelerde bulunuldu.

 

Württemberg Bölge Toplantısı

Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Ayşe Aşut Württemberg Bölge Kadın Kolları ekibi ile bir araya geldi. Toplantıda, bölgedeki çalışmalar hakkında bilgi alan Ayşe Aşut, teşkilatlanma çalışmalarımızın hızlandırılması, şube ve temsilcilik oluşumlarında daha gayretli olunması gerektiğini vurguladı. Bölgedeki vatandaşlarımızın istek ve sorunları ile bir bir ilgilenmemizin önemini anlattı. Toplantı sonrası “ İrfan Sohbetleri “ kapsamında Mustafa Şen’in programına katılım sağlandı.

 

Kadın Kolları Başkanı Ayşe Aşut’un “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” Mesajı

Düsseldorf, İsviçre ve Belçika konferanslarına katılan Ayşe Aşut’un katılımcılara verdiği “8 Mart Dünya Kadınlar Günü“ mesajı.

”Değerli kardeşlerim bugün “8 Mart Dünya Kadınlar Günü“ vesilesi ile bir aradayız. Toplumlar kadına verdikleri değer oranında büyür, gelişir ve güçlenir. Kadına verilen değer yarınların mimarı olacak çocuklarımıza verilen değerle eştir. Kadınlar toplumları yetiştirir. Bizler geleceğimizde ruhen, bedenen daha sağlıklı bireylerden oluşan bir toplumda yaşamak istiyorsak, kadınımızı yaralayan, temelinde ahlak, hukuk ve adalet olmayan her türlü haksızlık ve şiddete dur demeliyiz. Bugün, dünyanın hemen her yerinde savaş, soykırım, göç gibi bütün bir medeniyeti etkileyen olaylarda, en büyük acı ve kayıpları yaşayan kadınlardır. Bugün, Suriye’de savaş ve terör yüzünden ülkelerini terk etmek zorunda kalan binlerce kadın, Suriye hapishanelerinde işkence gören kadınlar. Myanmar’da tecavüze uğrayan öldürülen kadınlar. İşgal altında olan vatanlarını savunurken gözlerinin önünde kocaları, çocukları öldürülen Filistin’li kadınlar. Çocukları hapishaneye atılan anneler. Göç ettikleri ülkelerde ayrımcılıkla, ırkçılıkla karşı karşıya kalan kadınlar. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü bize bu gerçekleri, bu gerçeklere karşı insani sorumluluklarımızı hatırlatmalı. Bu kadınların sesi olmalıyız. Bu zülümlere hep birlikte hayır demeliyiz.” konularını dile getirdi.

 

Üsküdar Üniversitesi ve Beyaz Ay Derneğinin Ziya­retleri

Üsküdar Üniversitesi Almanya Temsilcisi Öznur Özcan Yıldırım Hanım ve Sekreteri 9 Şubat’ta Genel Merke­zi ziyaret ederek Kadın Kolları Başkanı Ayşe Aşut ve KK MYK üyeleri Seher Uygur ve Elif Şahin ile toplan­tı gerçekleştirdi. Yapılabilecek projeler hakkında ko­nuşuldu ve ilk seminer çalışması yürürleğe konuldu.

Aynı gün Eğitim Ataşeliğinden Raci Mazi ve Harun Kandemir Bey ile 1.Uluslararası Kadın Zirvesinin istişa­re toplantısı gerçekleşti. Daha sonra Türkiye’den Beyaz Ay Derneğinin temsilcisi Hanife Baykal Hanım toplan­tıya dahil olarak Türkiye’de engellilerin hakları ve Al­manyadan Türkiye’ye giden engellilerin hakları husu­sunda ortak çalışmalar yapılması talebinde bulundu. Ortak çalışma alanlarının değerlendirilmesi yapıldı.

İsviçre Bölgesi Kadın Kolları Teşkilat İçi Çalışması

İsviçre bölgesi 2-4 Şubat tarihleri arası eğitim kam­pı düzenledi. Bölge ve şube yönetimi katılımcı­larının yanı sıra Genel Merkezden Kadın Kolla­rı Başkanı Ayşe Aşut ve Kadın Kolları Siyasi İşler Birim Başkanı Seher Uygur Hanım katılım sağladı.

Ayşe Aşut hanım, kamp ziyaretinde teşki­lat içi eğitim sunumunu gerçekleştirdi. Böl­ge yönetiminden çalışmaları hakkında bilgi aldı.

 

Baden Bölgesi Kadın Kolları Teşkilat Eğitimi

27 Ocak’ta gerçekleşen eğitime GM Kadın Kolları Başkanı Ayşe Aşut ve STK Başkanı Ayşegül Aslan ka­tıldı. Eğitimde yeni kurulan bölge yönetimi görev­leri hakkında bilgilendirildi, Teşkilat yapısı anlatıldı.

 

Belçika Kadın Kolları Kampı

Belçika bölgesi 12-14 Ocak tarihleri arası kadın kolları olarak bütün şubeler ile eğitim kampı gerçekleştirdi.

Teşkilat yapısı, teşkilata ait bütün konu başlıkla­rı altında katılımcılar eğitildi. Kampa Genel Mer­kez Kadın Kolları Başkanı Ayşe Aşut ve Genel Merkez Kadın Kolları Sekreteri Elif Şahin katıldı.

 

 

 

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Ziyareti

Genel Başkan Zafer Sırakaya eşliğinde, Kadın Kolları Başkanı Ayşe Aşut ve GM STK Başkanı Zuhal Aksoy Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sayın Dr. Fatma Betül Sayan Kaya Hanımı makamında ziyaret etti.

Ziyarette Bakan Hanım’a kurumumuza ve Kadın Kollarına verdiği destek için teşekkür hediyesi takdim edildi.

 

1.Uluslararası Kadınlar Zirvesi

Almanya’nın Köln kentinde ilk kez düzenlenen 1. Uluslararası Kadınlar Zirvesi‘nde, ‘Savaş ve Kadın’ üst başlığı altında ‘Bosna’dan Myanmar’a Savaşın Gölgesindeki
Kadınlar’ konusu değişik ülkelerden gelen kadın aktivistler tarafından ve STK temsilcilerinden oluşan 200’ün üzerinde bir katılımcı ile paylaşıldı.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakan’lığının himayesi altında Avrupalı Türk Demokratlar Birliği Kadın Kolarının düzenlediği ve tüm gün süren program gerçekleştirildi. Zirveyi Avrupa Parlamentosu’nda Siyasal Danışman olarak çalışan Arzu Mouchtar yönetti.

Program, zirvenin konusuna ilişkin olarak dünyanın değişik bölgelerinde savaş mağduru kadınların durumlarının anlatıldığı bir tanıtım filmi ile başladı.

Daha sonra UETD Kadın Kolları Başkanı Ayşe Aşut bir selamlama konuşması yaparak konuyu uluslararası kamuoyuna taşımak için böylesi bir zirvenin gerçekleştirildiği mesajını verdi. Aşut, kadınların savaşlarda en fazla etkilenen ve mağdur duruma düşen kesim olduğunu söyledi.

Aşut, “Bugün ‘Dünya Insan Hakları Günü’. Böyle bir günde bombalar ve bombalamalar ile ayaklar altına alınan insan haklarını izlerken bizler tarafsız, kararsız ve ilgisiz kalamayız. Dünyada en büyük şiddet ve hak ihlallerinin savaşlarda yaşandığını hep beraber müşahade etmekteyiz. Savaşlarda kötü muamele, yargısız infaz, talan ve işkence gibi insanlık dışı eylemlere maruz kalan sivillerin en önemli kısmı kadınlardan müteşekkildir.” dedi.

Savaş esnasında eşlerini ve çocuklarını yitiren kadınların, bir taraftan sevdiklerini kaybetmenin ızdırabı diğer taraftan da savaşın açtığı ağır yaraları en acı biçimde yaşayanlar olduğunu belirten Aşut, şunları kaydetti: “Savaş sonrasında da en büyük mağduriyeti yaşayanlar yine kadınlardır. Bir yandan acılarını unutmaya çalışırlarken diğer yandan tek kaldıkları hayatta çocuklarının geçimini sağlayabilmek için büyük mücadeleler vermektedirler. Bu bağlamda savaşlar ile kadınların omuzlarına yüklenen ağır yük ve yüreklerine açılan büyük yaralar sürekli dünya gündeminde tutulması gereken bir durumdur. Savaşlar esnasında kadınların yaşamış olduğu korku, dehşet, çaresizlik duyguları savaş bittikten sonra da devam etmektedir. Bu travmatik durumun etkeni ortadan kalksa da yaşanan olaylar sonrasında ruhsal bozukluklar tüm hayatlarını etkilemektedir.”

Bazı devletler ile kurum ve kuruluşların bu olaylara yaklaşımını eleştiren UETD Kadın Kolları Başkanı Aşut, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dünyadaki devletlerin ve bu devletler bünyesindeki önemli kurum ve kuruluşların bu savaşlara sessiz kalmaları, savaş mağduru ülkelerdeki kadınların yalnız bırakıldığının bir göstergesidir. Vicdan ve merhamet sahibi bireylerin bu gidişe dur demeleri gerekmektedir. Ders alınsın diye savaşlarda bütün dünyanın gözü önünde kadınlara yapılanların meşrulaştırılmasına artık müsaade etmemeliyiz ve savaşın bu kirli yüzünü ortaya koymak zorundayız. Aksi takdirde ‘yaşanılabilir bir dünya’ söylemi bir hayalden öteye gitmeyecek ve yaşanılan trajediler gelecek nesiller üzerinde büyük etkiler bırakacaktır.” Aşut, UETD’li kadınlar olarak bu program sayesinde gerçekleri dile getirerek savaş mağduru kadınlar konusunda hassasiyet oluşturmayı hedeflediklerini bildirdi.

Akabinde birinci konuşmacı olarak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Dr. Fatma Betül Sayan Kaya bir konuşma yaptı. Kaya UETD ve ASPB Düsseldorf Ataşeliğine organizeden dolayı teşekkür ettikten sonra Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’ın selamını iletti.

İlk olarak gündemde olan Kudüs konusuna değinen Kaya konuşmasını özetle şöyle sürdürdü: ‘Dünya siyasetinin gündeminde olan Kudüs’le ilgili kararı şiddetle kınıyoruz ve reddediyoruz. ABD’nin aldığı ve BM kararlarına da aykırı olan bu karar yok hükmündedir. Tarih boyunca Kudüs’te üç din barış içinde yaşadı. Türkiye barışa yönelik her adımı destekliyor. Cumhurbaşkanımızın dediği gibi Kudüs bizim kırmızı çizgimizdir, onurumuzdur, namusumuzdur. Bu konuda hep birlikte ortak bir ses yükseltmek zorundayız. Zulmün karşısında dimdik ayakta durmalıyız.

Savaşların en büyük mağdurları yine kadınlardır. Savaşların aile ve toplum düzenini yıktıklarını görüyoruz.

Dünya genelinde mültecilerin % 80’ini kadın ve çocuklar oluşturuyor. İkinci Dünya Savaşı sonrası en büyük mülteci akını Suriye’de yaşandı. 12 Milyon insan mülteci durumunda. Türkiye olarak bize gelen mültecilere devlet, STK ve vakıflar olarak 30 Milyar Dolar üzerinde bir yardım yaptık. Aile Bakanlığı olarak 1,3 Milyon insana maddi ve sosyal yardım yapılıyor, kadın ve çocuklara psiko-sosyal destek veriliyor, iş ve eğitim desteği, meslek edindirme kursları ile bu mültecilerin topluma entegre olmaları sağlanıyor. Mülteci kadın, engelli ve yaşlılar diğer kadın, engelli ve yaşlı vatandaşlarımız gibi aynı hizmetlerden yararlanıyorlar. Bunu insani, ahlaki ve vicdani bir mesele olarak değerlendiriyor, onlara mülteci gözüyle bakmıyor, kardeşlerimiz olarak görüyoruz.

Savaşlarda en ağır travmaları kadınlar yaşamaktadır. Savaş kadınların yaşam biçimini kökten değiştiriyor, en ağır şekilde etkiliyor. Aslında savaşların da bir hukuku vardır, buna rağmen taraflar genellikle hedeflerine ulaşmak için her yolu meşru görüyorlar. Savaşta mağdur olan kadınlar göçün de beraberinde getirdiği fiziki ve psikolojik baskının mağduru oluyorlar. Bu nedenle yaşadıkları travmayı atlatabilmeleri için psiko-sosyal destek almaları en önemli destek biçimidir. Bunu sağlayabilmek için Bakanlığımızın 81 vilayetindeki Sosyal Hizmet Merkezleri’nde (SHM) psiko-sosyal destek verilmektedir. Kadınların gelişmesi güvenli ve istikrarlı ortamlarda mümkündür.

Türkiye’den el-Bab, İdlib gibi bölgelere geri giden mültecilere yardımlarımız orada da devam ediyor. Türkiye geçmişte Bosna’da olduğu gibi bugün Myanmar’da kadınlara yardım elini uzatmaya devam ediyor. Bangladeş’te Rohingya Müslümanların mülteci kampını ziyaretimizde tacize, tecavüze uğramış kadınlar, karnı açlıktan şişmiş çocuklar gördük. Arakanlıların bizi gördüklerinde gözlerinde parıldayan umut ışığını hayatım boyunca unutmam mümkün değil. Evet biz dünyanın en zengin ülkesi değiliz, ama en cömert ülkesiyiz.Birinci Uluslararası Kadın Zirvesi’nin devamı gelecek inşallah. Zirvenin savaş mağdurları kadınlara yardım konusunda iyi bir platform oluşturmasını bekliyoruz.’

İkinci konuşmacı olarak kürsüye Yemen’den Nobel Barış Ödülü sahibi kadın aktivist Tawakkol Karman davet edildi. Karman konuşmasında özetle şu konulara değindi: ‚Kadınlar maalesef toplumda dışlanıyorlar, onun için kendilerinin liderlik konumuna geçmeleri önemli. Kadın hakları ve insan hakları diye ayırt etmemek lazım. Kadın hakları demek, insan hakları demek. Kadınlar özellikle hapislerde tutuklu oldukları dönemlerde bir çok şiddete maruz kalıyorlar. Nobel Barış Ödülü sahibi Myanmar Lideri Bayan Aung Sun Kyi’nin ülkesinde Rohingya müslümanları için acilen
bir çözüm bulması lazım. Nobel Barış Ödülü sahibi olarak Filistine değinmeden geçemeyeceğim. Filistinliler temel insan haklarından mahrum oldukları müddetçe ben Dünya İnsan Hakları gününü kutlamıyorum.’

Üçüncü konuşmacı Güney Afrika’dan Dr. Danisa Baloyi idi. Baloyi konuşmasında sorunların en esaslı çözümünün eğitim, eğitim, eğitim olduğunu vurguladı. Önceliğin eğitime verilmesi, daha sonra iletişime ve daha sonra da topluluklar oluşturmak olduğunu uzun yıllar verdiği mücadelelerden çıkardığı bir ders olduğunu dile getirdi. Aktivizm ömür boyu sürmeli bazı zamanlarla sınırlandırılmamalı diyen Baloyi, ‘Güç verilen bir şey değil, alınan bir şeydir.’ tespitini yaptı. Bu tür toplantılara katılıp ertesi gün bir şey yapmayınca sorunların çözülmeyeceğini vurgulayan Baloyi ayağa kalkmak gerektiğini savundu. Biz başarılı olmada çoğu zaman kendi kendimize engeliz. Kendi kendimize engel kurmayı bırakmamız lazım. Çevremizdekiler „o başaramaz“ dedikçe biz başarmamız lazım.‘

Dördüncü konuşmacı olarak KADEM Genel Başkanı Doç. Dr. Sare Aydın Yılmaz kürsüye davet edildi. Yılmaz konuşmasında düşüncelerini özet olarak şöyle paylaştı: ‘Ayrımcılığın ve ırkçılığın ne olduğunu Almanya’da büyüdüğüm için iyi biliyorum. Hiçbir mülteci anavatanını gönüllü olarak terketmez. Mutlaka bir sebebi vardır. Bugün Evrensel İnsan Hakları günü. Ancak Filistin’in halen süren sistemli işgalinden dolayı evrensel insan hakları gününü kutlamıyorum. Suriye’deki iç savaş 2011 yılında başladı, 470000 insan öldü, 11-12 Milyon insan yerinden oldu. 6 Milyon iç göç yaşandı, 4,8 Milyon kişi dış ülkelere göç etmek zorunda kaldı. 2,8 Milyon Suriye’li mülteci Türkiye’de barınmaktadır.

Bunların % 80’i kadın ve çocuklardan oluşmaktadır. Biz de Suriye’li kadınlara güçlü olun diyoruz. Savaşı erkekler başlatıyor, yükünü kadınlar kaldırıyor. Tıpkı Almanya’da İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra harabeye dönmüş ülkenin yükünü ilk olarak kadınların kaldırdığı gibi. Kanada Suriyeli mültecilere kucak açtığını söylüyor, ancak şimdiye kadar 35 000 insan aldı. Bu adaletsizlik değil midir? Biz inancımızdan ve kültürel olarak ensar olmayı bilen bir milletiz. Türkiye mülteci sorununu reel politik olarak görmüyor. Öyle olsaydı Avrupa gibi kapıları kapatırdık. Avrupa bu sorunu sosyal ve ekonomik yük olarak görüyor. Onlar için bu bir reel politik konusudur. Avrupa kapıları kapattıkça insan kaçakçılığı, organ mafyası arttı, kadınlık onuru çiğneniyor.

50000 kadın Bosna’da tecavüze uğradı. Bu tecavüzler Suriye’de de yaşandı. Biz bu kadınların hikayelerine sahip çıkmalıyız. Avrupa 3 Milyar Euro yardım sözü verdiği halde sadece 1,6 Milyar Euro ödedi. Avrupa olaya ekonomik yaklaşıyor, bu o zaman Türkiye için de ekonomik yük, neden sadece 1,6 Milyar Euro ödüyorlar. Ama bu Türkiye için sorun değil. Biz devlet olarak STK ve vakıflarla birlikte 30 Milyar Dolar harcadık.’

Daha sonra Azerbaycan’dan Milletvekili Melahat İbrahimgizi bir konuşma yaptı. İbrahimgizi konuşmasında özetle şu noktaların altını çizdi: ‘Biz Azeri kadınlar olarak çok zorluklara maruz kaldık.
25 yıldır ülkemizin % 20’si işgal altında. Dağlık Karabağ’ın işgali yüzünden bir Milyon dahili mülteci var. Birçok kadın hayatını kaybetti, her türlü işkencelere maruz kaldılar, tecavüzler yaşadılar. Bunların hepsi insanlığın utanç sayfalarıdır. Hocalı katliamı uluslararası kamuoyunda insanlığa karşı suç olarak kabul edildi. Ancak savaş suçu işleyenlere yönelik yaptırımlar konusunda ciddi eksiklikler var. Yaptırımları gerçekleştirecek mekanizmalar yok, bunlar kurulmalıdır. Bu nedenle dünya beşten büyüktür bizim sloganımız olmalıdır. Biz burada konuşurken şu an dünyanın
dört bir tarafında kadınlar öldürülüyor. Kadınların acısı büyüktür. 15 Milyon çocuk şiddet bölgelerinde yaşıyorlar. Kadın olmak asker olmaktan daha zordur. Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’ın dediği gibi ‘Erkek insanoğludur, kadın ise insandır.’ Bu zirve vesilesiyle barış ve dayanışma platformu oluşturabiliriz.‘

Bir diğer konuşmacı olan Bosna’dan Sabiha Husic Bosna’da tecavüze uğramış kadınların dramından bahsetti. Yaptıkları anketlerden de ilginç rakamlar paylaşan Husic özetle şu bilgileri paylaştı:
‘Bugün kadın haklarını nasıl iyileştirebileceğimizi konuşacağız. Savaşta ‘mağdur’ olan kadınlar aslında mağdur değiller. Onlar hayatta kalabilmeyi başarmış insanlardır. Bosna’da Medica Zenica derneğini kurduğumuzda önce kendime yardımcı olmam gerektiğini anladım. Biraz önce sinevizyonda tecavüze uğramış kadınları dinledik. Evet bu kızlar korkunç işlerden bahsettiler. Cinsel şiddet bir savaş suçu olarak kabul edildi, bu durum suçun takibini kolaylaştırdı. Kadınların tecavüzden bahsetmeleri zor oluyordu. Aile ve toplumun tepkilerinden korkuyorlardı. Bosna’da bu korkuların kırılması için müftümüz bir fetva yayınladı. Bu fetvada tecavüze uğramış kadınların aileleri tarafından kabul edilmesi gerektiği bildiriliyordu. Biz merkezimizde güvenli evler oluşturuyoruz, kadınlar ve çocuklar için yemek, fiziksel-zihinsel tedavi, fert-gurup terapi hizmetleri ile kadınların yaşadıkları travmaların üstesinden gelebilmelerine yardımcı oluyoruz. Son 7 yılda erkeklere de terapi veriliyor. Erkekler savaşta insan öldürdükleri ve ölmekten korktuklarından dolayı travma yaşayabiliyorlar. Ayrıca 3000 erkek de cinsel şiddete uğradılar. Bunu savaş bittikten yedi yıl sonra dile getirmeye başladılar.

Savaşta tecavüze uğramış kadınların bunun üstesinden gelebilmeleri için aile ve çocuklarına yardımcı olmak gerekir. Bu kadınlar barışta nasıl hayatta kalacağım derdindeler. Merkezimizde tecavüze uğrayan kadınlar üzerinde araştırmalar yaptık. Savaşın üzerinden 20 yıl geçmesine rağmen travmalar devam ediyor. Bu kadınların % 57’si halen post travmatik hastalıklar yaşıyorlar. % 50’si her gün tecavüzü hatırlıyorlar. % 40’ı halen korku ve endişe yaşıyorlar. % 30’u halen fiziki ve sağlık sorunları yaşıyorlar. % 20’siyakın insanlarla ilişkide bulunma sorunu yaşıyorlar. Bu kadınların çoğu fakirlik içinde. Tecavüze uğrayan kadınların % 58’inde çocukları da etkileniyorlar.

Bu kadınların korunması ve desteklenmesi gerektiği halde dışlanıyorlar. Bu durum onların konuşmalarına mani oluyor. Hâlbuki bu kadınların yaşadıkları travmadan kurtulabilmeleri için duygularını paylaşmaya ihtiyaçları var. Ankete katılanların % 70’i damgalandıklarını bildiriyorlar. Biz onların şifa bulmalarına katkı sunabiliriz, damgalanmalarını engelleyebiliriz, günlük hayata tekrar katılabileceklerini gösterebiliriz.

Bütün Bosna Hersek’de olmasa da Bosna Federasyonu’nda tecavüze uğrayan kadınlara artık yasal destek veriliyor, ancak bu statüyü almaları zor. Memurlar kadınlara karşı ‘niçin kendini korumadın, kendini para için sattın, sen ailene zarar verdin’ vb. sözler kullanabiliyorlar. Bu tutum yüzünden kadınlar kendi kendilerini suçlu hissediyorlar. Yasanın çıktığı 2006’dan bu yana sadece 900 kişi bu statüyü elde edebildi. En cesurları bunu alabildi. Diğerleri utanç ve korku içinde yaşıyorlar.’

Daha sonra AK Parti Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı Meryem Göka söz alarak Kudüs kararını kınayarak konuşmasına başladı: ‘Almanya İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra hızlı bir şekilde gelişti, bunu yaparken değerlerini, aile yapısını ve kültürü ihmal etti. Biz Türkiye olarak gelişirken değerlerimizle birlikte gelişeceğiz. Sanal devrimler, dijital zeka konularını tartışma seviyesine gelmiş bir insanlık için 2017 yılında Rohingya’lı Müslümanların öldürülmesi kabul edilir değil. Baloyi Hanımın dediği gibi gücü kendimiz almalıyız ve bu bilinci çocuklarımıza aktarmamız gerekiyor. Kendi gücümüzü kendimiz yaratmalıyız. Her biriniz faaliyet yapabilirsiniz, her biriniz değerlisiniz. 15 Temmuz’da sokaklara kadınlar olarak dökülünce hepimizin elinde bir ‘güç’ vardı.

Kalıcı barış için üç nokta önemlidir.
• Önlemek
• Adalet
• Katılım

BM’nin bu konuda sorumluluğu bulunmaktadır. Ancak önleyici çalışmalar neredeyse yok. Failleri adaletin önüne getirmeliler. Bu da gerçekleşmiyor. Mağdur kadınların hayata tekrar katılımları
sağlanmalıdır. Bu zirvedeki bu enerji ve gücü devam ettirmek lazımdır. Burada kalmamalıdır.’

Son konuşmacı olarak Güney Afrika’dan Hawa Bibi Khan kürsüye davet edildi. Khan Afrika kıtasının yüz yıllardır çektiği acılarına değinerek şu noktaları paylaştı: ‘Afrika on yıllardır acı çekiyor, bu zirveyi düzenlediğiniz için Afrika adına size teşekkür ediyorum. Biz özgürlüğümüz için mücadele ediyoruz. Ve bu mücadele halen devam ediyor. Yaşadığımız acılara karşı nasıl mücadele ettiğimizi size anlatıp yüreğinizi rahatlatarak bu toplantıdan ayrılmanızı istiyorum. Yaşanan travmaların üstesinden gelmek için sevginin nasıl yardımcı bir unsur olduğunu paylaşmak istiyorum. Afrika
kıtası çok güzel bir kıtadır, en büyük mineral kaynaklarının bulunduğu bir kıtadır. Gökyüzünde yıldızları ışıl ışıl parlar, buna rağmen tecavüze uğramıştır, yağmalanmıştır. Afrika zengindir, ancak bağışlarla yaşıyor. Afrika hepimizi besleyen bir annedir.

Güney Afrika’da Apartheid rejimi döneminde çocuklar annelerinden tecrit ediliyorlardı. Afrikalılara insanlık hakkı verilmedi. % 20 civarında olan beyaz nüfusun oy hakkı vardı, siyahilere tecavüz ettiler, işkenceler yaptılar, parasız çalıştırdılar. Böylece siyahilerin özgüvenleri kökünden mahvedilmişti. Beyaz çocukların okul masrafları için 500 Euro ayrılırken, Asya kökenliler için 150 Euro, siyahiler için 10 Euro ayrılıyordu. Sonuç olarak özgüvenimiz yoktu, kendimizi değersiz hissediyorduk. Beyaz topluluk, uluslararası topluluk bizim başarılı olmamızı istemiyordu. Batı medyası sizlerin de zihninde gerçeği yansıtmayan bir yanlış Afrika imajı oluşturdu. Apartheid sonrası iktidar beyazların ekonomik gücüne dönüştü. Kadınlar şiddet mağduru oluyorlar, alkol ve uyuşturucu problemleri yaygın. O kadar yozlaşma içindeyiz ki, kendi içimizde şiddet gösteriyoruz. Peki buna karşı ne yaptık? Dini kurumlar en büyük destek oldu. En büyük destek anneler, anneanneler oldular. Geniş ailenin desteği önemliydi. Hiddetimizi dönüştürmeye çalışıyoruz, affetmek istiyoruz, sevgi ve merhamet içinde yaşıyoruz. Peki sevgi nedir? Sevgi, başkasının acısını anlamaktır. Sevgi sahibi olabilmek için iyilikle, sabırla yol almalıyız. Merhamet sevginin en yüksek şeklidir.’

Konuşmalardan sonra panele geçildi. Orada sorulan sorulara verilen cevaplarda dikkat çeken başlıklar şunlardı:

‘Güney Afrika’da halen eşitsizlikler, işsizlik ve fakirlik vardır. Siyasi emansipasyon gelişti belki ama 10 aile bütün ülkeyi kontrol ediyor. Halbuki bu ailelerin zenginliği kölelik sayesinde gelişti. Bunu paylaşmanız gerekiyor diyoruz. Radikal ekonomik değişiklik talep ediyoruz. Siyahi kadınlar en alttakilerin de dibinde bulunmaktadırlar.’(Baloyi)

‘Kadın gülerse cihan güler.’(İbrahimgizi)

‘Mültecilerin en çok psiko-sosyal desteğe ve eğitime ihtiyaçları var. Burada uluslararası toplumda dayanışma eksikliği var, anlaşmalar var fakat uygulanmıyor.’(Göka)

‘Savaş alanındaki kadınlara nasıl yardım yapılabilir? İnsanların karınlarını doyurmak yeterli değil, bu insanlara sadece balık veriliyor, olta verilmeli. Sunulan yardımların gözden geçirilmesi gerekiyor.’(Khan)

’20 yıl önce cinsel şiddet kavramı kullanılamıyordu. Kullanılabilmesi çok önemli oldu. Zira böylece kriminal bir eylem olduğu anlaşıldı. Hiçbir üniversitede travma konusunda eğitim verilmedi. Çocukları korumak için savaşta tecavüze uğrayan kadınlar gündeme getirilemedi. Ama anladık ki, bu çocukları korumuyor. Çocuklar kendi başlarına anneleriyle ilgili birşeylerin olduğunu anladılar ve acı çekmeye başladılar. İkinci bir sorunumuz Bosna savaşı okullarda gündeme gelmiyor. İki ay önce yaptığımız bir ankete göre üniversiteye gidenlerin % 80’i kadınlara tecavüzün olduğuna inanmadılar.’ (Husic)

 

 

Konuşmacılar:

Dr.Danisa Baloyi | Siyahi İş Konseyi Başkanı, Uluslararası Kadın Forumu Başkanı, Güney Afrika (IWFSA)
Tawakkol Karman | Gazeteci, Politikacı, İnsan Hakları Savunucusu ve Nobel Barış Ödülü sahibi 2011
Melahat İbrahimgizi | Azerbeycan Milletvekili NATO Parlamentosu Delagasyonu, P&D EPF Üyesi, Leader PU Başkanı
Doc.Dr. E.Sare Aydın | KADEM Genel Başkanı
Hawa Bibi Khan | Siyahi İş Konseyi Genel Başkan Danışmanı
Meryem Göka | AK Parti Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı
Sabiha Husıc | Medica Zenica STK Başkanı

 

Bölge İstişare ve Yönetim Toplantıları

Kadın Kolları Başkanı Ayşe Aşut 11 Eylül 2017 taihinde UETD Ruhr Bölge ve Şube toplantısına katılmıştır.

UETD Avusturya Bölge Kadın Kolları eski Başkanımız Seher Icsel Hanım görevini, KK BYK üyesi Duygu Halıcı Hanıma devretti. Duygu Hanım‘ın başkanlığında oluşturulan BKYK üyeleri ile ilk Bölge Toplantısı Bölge Ramazan iftar programının akabinde gerçekleşti.

GM Kadın Kolları Başkanı Ayşe Aşut, UETD Baden Bölge Kadın Kolları Baskanlığına getirilen Birsen Taşlı Hanım ve ekibiyle bir araya geldi. Ziyarette Kadın Kollarımızın yapacağı çalışmalar,
yaşadıkları sorunlar ele alındı.

 

GM Kadın Kolları İftar Yemeği

Genel Merkez Kadın Kollarının düzenlediği geleneksel iftar yemeği, Köln şehrinde bulunan farklı dini STK yöneticilerinin katılımıyla gerçekleşti. İftar yemeğinden önce konuşma yapan GM Kadın Kolları Başkanı Ayşe Aşut, Ramazan ayının öneminden bahsetti. Zarafet, kardeşlik, dayanışma Ramazan’ın bize getirdiği yüce hasletlerdendir. Kardeşlik, uhuvvet, paylaşma duygularnın en üst düzeye çıktığı aydır. İyiden, güzelden yana yeni sayfalar açmak, ahlakı güzelleştirmek, hakkı, hakikatı, adaleti ve sevgiyi tesis etmek için Ramazan bize büyük bir fırsattır. Ramazan’ın sahurun bereketi ve iftarın sevincini getirdiğini anlatarak, toplumun sosyal yaralarını ramazanın şifalı elleriyle sarıldığını söyledi.

STK‘ların öneminede vurgu yapan Aşut, Sivil Toplum demek, insanların tek tek yapamadıklarını beraber yapmasıdır. Yani birlikteliği, gönüllülüğü ve dayanışmayı temsil eder.
Sivil Toplum Kuruluşlarının yönetimler üzerindeki etkinliği, o ülkeleri daha çağdaş ve demokratik hale getirmektedir. Bu nedenle STK’lar demokrasinin olmazsa olmaz unsurları olarak toplumsal
hayatımızın odak noktasında yer almalıdır. Bizler Avrupadaki müslümanların sosyal, siyasal ve kültürel yöndeki statülerinin yükselmesi için birlik, beraberlik içinde çalışmalıyız. Avrupa’ya dinimizi, değerlerimizi bizler anlatmalıyız. Bütün güzel olguları içinde barındıran kültürümüzü Avrupa’ya bizler tanıtmalıyız, dedi.

 

2017 Kadın Kolları I. Çalıştayı

UETD Genel Merkez Kadın Kolları‘nın düzenlediği 2017 Ankara Çalıştayı, 02.02 – 05.02.2017 tarihleri arasında, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları himayesinde gerçekleşmiştir. Katılım sayısının 150 kişi olduğu çalıştayda, UETD GM KK Merkez Yönetim Kurulu, UETD Bölge KK Başkanları, Bölge Yönetim Kurulu ve UETD Şube KK Başkanlarının katılımları sağlanmıştır.

Çalıştayın ilk gününde selamlama konuşması yapan UETD Kadın Kolları Başkanı Ayşe Aşut, öncelikle bize bu imkanı sağlayan AK Parti Kadın Kollarına teşekkür etti. Aşut, UETD Kadın Kolları‘nın Avrupa‘da güçlü bir teşkilat olduğunun ve bu çalıştayın Türkiye‘deki ve Avrupa‘daki kadınlarımızın kaynaşmalarına ve özellikle de fikir alışverişinde çok faydalı olacağına değindi. Aşut, önümüzdeki Halk Oylamasında sahada aktif çalışma yapacak kadınlarımızın bu çalıştayın vesilesiyle gerekli bilgi donanımı ve siyasi bilince erişeceklerine vurgu yaptı.

Programda konuşma yapan AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Lütfiye Selva Çam, “Avrupa‘da Türkiye aleyhine yapılan lobi faaliyetlerinde bulunan kirli odaklar ancak biz varlık gösterirsek fırsat bulamayacaklar.“ dedi. Sözlerine “Sizden tecrü- belerinizi alacağız, bizler tecrübelerimizi paylaşacağız. İki günlük süreçte çok verimli bir toplantı olacağını ümit ediyorum.“ diyerek devam etti. Programda söz alan AK Parti İstanbul Milletvekili ve İnsan Hakları İnceleme Komisyon Başkanı Mustafa Yeneroğlu, Avrupa‘daki 6 milyonluk Türk nüfusuna atıfta bulunarak, “Avrupa‘daki Türk toplumunun varlığını, önemini, Türkiye‘nin geleceği açısından da sorumluklarını devamlı şekilde kendimize hatırlatmak ama aynı şekilde Türkiye‘de de diasporayla ilgili bilinç düzeyini artırmak zorundayız.“ değerlendirmesinde bulundu. Kadınların siyasetteki önemine ve katkısına vurgu yaptı.

Programın ilk gününde, konuşmacı olarak Halide İncekara, Saadet Oruç ve Tülay Selamoğlu katılarak, sunumlarını gerçekleştirdiler. Program sonunda Külliye Millet Cami ziyaretinde bulunuldu.

Çalıştayın ikinci günü, AK Parti KK MKYK üyesi Sevda Güner‘in “Motivasyon ve Kriz Çözme Yöntemleri“ sunumu ile başladı. Sunum sonrası 5 grup halinde gerçekleştirilen Workshop‘da “Avrupa Bölgesel Saha Analizi Çalışma Grupları Ülke Bazında Karşılaşılan Sorunlar ve Çözüm“ konusu işlendi.

Çalıştayımızın ikinci gününde bizlerle olan Kadem Genel Başkan Yardımcısı Sümeyye Erdoğan, “Yeni Türkiye‘nin Yumuşak Güçlü Sivil Toplum ve Kadın Katılım“ konulu konuşmasında, sivil toplum kuruluşlarının toplumda bir dayanışma yarattığını belirterek, “Sorunlar mikro düzeyde ele alınarak, olumsuz etkileri azken müdahale edilmiş olunuyor. Bu süreç, toplumun birbirine güven duyması gibi değer odaklı dayanışmalara kapı aralıyor.” dedi.

Sümeyye Erdoğan, sivil toplumu, ortak amaç için gönüllülük esasına dayalı bireylerin oluşturduğunu ifade ederek, bu kuruluşların kamuoyu oluşturmak, halkın iradesini ortaya koymak gibi işlevlerinin yanı sıra, eğitim ve sosyal refaha yönelik projelerle de sorumluluk üstlenmesinin önemini vurguladı. Türkiye’de vakıf geleneğinin çok köklü olduğunu hatırlatan Erdoğan, yaklaşık 150 bin kayıtlı STK bulunan ülkede gönüllülük bilincini yaygınlaştıracak proaktif yaklaşımlara ihtiyaç duyulduğunu kaydederek, ”

Sivil toplum kuruluşları, toplumda bir dayanışma yaratıyor, sorunlar mikro düzeyde ele alınarak, olumsuz etkileri azken müdahale edilmiş oluyor. ” dedi. Sivil toplum kuruluşlarının niceliğinden çok niteliğinin önem arz ettiğini aktaran Erdoğan, etki gücünü artırmak amacıyla çalışma alanında derinleşme ve uzmanlaşmanın, donanımlı uzmanlar yetiştirmenin gereğini ifade etti.

Çalıştayımızda misafir olan AK Parti MKYK Üyesi ve İstanbul Milletvekili Sayın Burhan Kuzu “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve Referandum Süreci“ konulu konuşmasını gerçekleştirdi.

Sayın Kuzu konuşmasında, Cumhurbaş- kanlığı Sistemine ilişkin, “Bu Türkiye‘yi normalleştirecek bir modeldir.“ dedi. Millete sistemin anlatılacağını vurgulayan Kuzu, CHP‘nin çok yanlış bilgiler verdiğini savunarak, “Bu modelde her siyasi parti kazanabilir çünkü burada partiden ziyade göstereceği aday önemlidir. Herkesi kucaklayan, ılımlı, demokratik, hakikaten özgürlükten yana biri yüzde 51 alarak gelebilir.“ diye konuştu. Kuzu, daha çok ılımlı, toleranslı insanların, söz konusu modelde öne çıkacağını kaydetti. Sayın Kuzu, “Koalisyonlara, iki başlılığa paydos.“ vurgusu yaptı.

Şehit ve Gazi yakınları AK Parti Genel Merkezini ziyaret ederek 15 Temmuz gecesinde yaşadıklarını birebir anlattılar.

Çalıştayımızın ikinci günü, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Melih Gökçek UETD Women ailesini Büyükşehir Belediyesi‘nde ağırladı. 15 Temmuz konulu sunumundan sonra akşam yemeğinde biraraya geldiğimiz Say- ın Melih Gökçek, Çalıştayımıza katılan arkadaşlarımıza hediyelerini takdim etti.

 

Konuşmacılar:

Sayın Ayşe Aşut UETD Kadın Kolları Başkanı

Sayın Mustafa Yeneroğlu  İnsan Hakları İnceleme Komisyon Başkanı, İstanbul Milletvekili

Sayın L. Selva Çam AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı, Ankara Milletvekili

Sayın Halide İncekara 22. ve 23. Dönem İstanbul Milletvekili

Sayın Saadet Oruç Cumhurbaşkanı Başdanışmanı

Sayın Tülay Selamoğlu Kadın Kolları Teşkilat Başkanı 24. ve 25. Dönem Ankara Milletvekili

Sayın Sevda Güner Kadın Kolları MKYK Üyesi

Sayın Sümeyye Erdoğan Bayraktar KADEM Genel Başkan Yardımcısı

Sayın Prof. Dr. Burhan Kuzu AK Parti MKYK Üyesi – İstanbul Milletvekili

Sayın Melih Gökçek Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı

Katılım sağlayan bütün Konuşmacılara teşekkürlerimizi sunarız.

 

UETD Ankara Çalıştayı Raporu

 

II. Bölge Başkan’ları Çalıştayı

UETD Women II. Avrupa Bölge Başkanları Çalıştayı 28-30 Ekim 2016 tarihleri arasında Köln’de gerçekleşti. Avrupa’nın çeşitli bölgelerinde toplam 114 şubesi bulunan UETD’nin, büyük bir organizasyonu olan “UETD Women II. Bölge Başkanları Çalıştayı”na AK Parti İstanbul Milletvekili ve Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) Üyesi Ravza Kavakçı Kan, AK Parti Erzurum Milletvekili ve AB Uyum Komisyonu Sözcüsü Zehra Taşkesenlioğlu’nun yanı sıra AK Parti Kadın Kolları Dış İlişkiler Başkanı Meryem Göka da katıldı. Programda UETD Genel Başkanı Zafer Sırakaya, UETD Genel Başkan Yardımcısı ve UETD Kadın Kolları (KK) Başkanı Ayşe Aşut ile UETD Genel Başkan Danışmanı Güleser Topuz da hazır bulundu. UETD KK bölge ve şube başkanlarının katılımıyla gerçekleşen çalıştayda, UETD Genel Başkanı Zafer Sırakaya ve Kadın Kolları Başkanı Ayşe Aşut da birer selamlama konuşması gerçekleştirdiler. Konuşmasında kadının toplumdaki yerine ve önemine değinen Sırakaya, “Kadının her yönde desteklemek ve onların her alanda yükselmelerini sağlamak bugünün gereklerinden biridir. Toplumun değişimi kadınla başlar, kadınlarımız ne kadar eğitimli olursa toplum ve ülke kalkınması da aynı oranda artar.” dedi. UETD Kadın Kolları Başkanı Ayşe Aşut da “Avrupa’daki Türk kadınların siyasal, sosyal ve kültürel statülerin yükselmesi için var gücümüzle çalışacağız.” şeklinde konuştu.

Programa konuşmacı olarak katılan AK Parti İstanbul Milletvekili ve Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) Üyesi Ravza Kavakçı Kan, AK Parti’nin kadına yönelik icraatlarını aktarırken, AK Parti olarak kadınlar için pozitif ayrımcılık sağlanmasını anayasal güvenceye kavuşturduklarını, kadınların bireysel ve toplumsal olarak daha da güçlenmeleri için kadınların işgücü piyasasına girişlerinin kolaylaştırıldığını ve istihdamlarının da arttırıldığını kaydetti. Konuşmasında FETÖ terör örgütüne de değinen Kan, “FETÖ Türkiye için terörist bir örgüttür. Biz onlarla hukuk çerçevesinde mücadele etmek ve bu tehlikeyi bertaraf etmek için elimizden geleni yapıyoruz. Bu örgütün yapılanmasını bildiğimiz için Avrupa ve ABD gibi dost ülkelere de uzun vadede zarar getireceklerini ifade ediyoruz.

Bu yapılanma yalnızca Türkiye için değil, diğer tüm ülkeler için de önemli bir tehlike ve tehdittir. Bu hain yapılanmanın neler yapabileceğini 15 Temmuz gecesi hep birlikte gördük.” dedi. Bu anlamda UETD’nin, Avrupa’daki topluma doğru bilgi aktarılması noktasında üstlendiği misyonunu hatırlatan Kan, “UETD´nin, Avrupa’daki Türklerin sesini duyuran bir STK olarak çalışmalar yapması da çok önemli. Avrupa’da farklı ülkelerdeki muhataplarına FETÖ’nün nasıl bir tehdit olduğunu anlatma konusunda da çalışmalar yapmalıdır.” şeklinde konuştu.

Kadınların sevgiyi, fedakârlığı, üretkenliği ve duyarlılığı temsil ettiğini ifade eden AK Parti Erzurum Milletvekili ve AB Uyum Komisyonu Sözcüsü Zehra Taşkesenlioğlu “Kadınlar sağlıklı bir toplumun temel taşlarıdır.” demecinde yer verdi. Konuşmasında FETÖ terör örgütüne de değinen Taşkesenlioğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “FETÖ terör örgütü Ittihat ve Terakki` den itibaren Türkiye toprakları üzerinde emelleri olan örgütlerin kendilerine maşa olarak kurmuş oldukları yapılanmanın adıdır.“ diye ifade ederek, sözlerine şöyle devam etti, “Şu anda da FETÖ terör örgütüyle ilgili olarak buna bulaşmış ve kamuda görev almış, özel sektörde bunların finansmanını sağlamak amacıyla çalışmış olanlar, sivil toplum ayağında devleti yıkma ve devleti yıkacak her türlü faaliyeti desteklemek amacıyla bulunmuş her kim varsa bunlarla ilgili değerlendirmeler ve cezalandırma sürecine girmiş oluyoruz.“ dedi. Ayrıca AK Partinin bir erdem hareketi olarak kurulduğunu inşaa ve ihya etmenin bu hareketin mehenk taşlarından olduğunu dile getirerek, “15 Temmuz gecesi FETÖ’nün hain saldırısına maruz kaldık. Ama bu hain yapılanma istediğini elde edemedi. Çünkü hiçbir yapılanma millî iradeyi; milleti karşısına alarak başarı sağlayamaz. Tanklardan daha güçlü duran kadınlarımız,gençlerimiz ve erkeklerimiz vardı.”

AK Parti Kadın Kolları Dış İlişkiler Başkanı Meryem Göka ise konuşmasında Türk kadının siyasette daha aktif olmasının önemini vurgulayarak, “Biz gücümüze güç katmak durumundayız ve bu da ancak kadınlar ile mümkün olur. Dolayısıyla kadınlarımızın hem siyasette, hem de yerel veya yabancıyı farketmeden sivil toplum kuruluşlarında yer alması gerekmektedir. Bizim her yerde
olmamız lazım, bizim anlatacak çok şeyimiz var.” dedi.

 

 

GM Kadın Kolları Tanıtım Günleri

UETD Kadın Kolları Tanıtım günlerine Gönüllü Anneler Derneği katıldı.

 

İstişare Toplantısı

Avusturya Bölgesinde Kadın Kolları İstişare toplantısı gerçekleşti.

Kadin Kollari istisare toplantisi

 

Zafer Bayramı kutlaması 2016

Köln Demokrasi Mitingimize destek veren 102 dernekten biri olan Atatürkçü Düşünce Derneğinin davetiyle 30 Ağustos Zafer Bayram’ı Kutlamasında beraber olduk.
Millet olarak Milli Mücadelemizin, Birliğimizin önemini tekrar vurguladık. Davetlerinde dolayı ADD Başkan’ı Sayın Ahmet Narince ve tüm dernek üyelerine teşekkür ediyoruz.

IMG_8254
« 1 of 2 »

Merken

Merken

Merken